Ne Zaman, Nerede ve Nasıl Dua Edebiliriz?
Duada temel ilke samimiyettir. Allah’tan dilekler samimiyetle ve içtenlikle istenmelidir. Duanın ne zaman, nerede ve nasıl yapılacağı konusunda su noktalara dikkat etmek uygun olacaktır:
Her zaman dua edilebilir. İnsan Allah’a her zaman yönelmeli, ondan her zaman istekte bulunmalıdır. İnsan, genişlik ve darlıkta, zenginlik ve fakirlikte, gençlik ve ihtiyarlıkta, sevinç ve üzüntüde, sağlık ve hastalıkta, kısacası her durumda dua etmelidir. Nitekim sadece sıkıntılı anlarda dua edenleri Rabbimiz kınamaktadır: "insan nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de yalvarmaya koyulur.” (41 / Fussilet Suresi, 51. ayet)
Allah’tan bir şey isterken onun yüce ve güzel isimleri olan esmaü'l-hüsna aracılığıyla dua edilmelidir: “En güzel isimler Allah'ındır. O’na o güzel isimleriyle dua edin.” (7 / A’râf Suresi, 180. ayet)
Helâl ve temiz şeyler için dua edilir. Allah’tan haram, yasak ve kötü şeyler dilemek, hem duanın ruhuna ve amacına hem de kulluğa ay-kindir. Ayrıca haram olanlar istenmeyeceği gibi haram işler yaparak da dua edilmez. Haram yollarla elde edilmiş şeylerden yararlanırken dua etmek duanın kabul edilmesine de engeldir. Peygamberimiz (as) bu gerçeği şöyle dile getirmektedir: “Bir kişi ellerini semaya kaldırır ve ‘Ya Rabbi! Ya Rabbi!’ diye yalvarır. Hâlbuki yediği haram, giydiği haramdır. Haramla beslenmiştir. Bu adamın duası nasıl kabul edilecek?”
Duanın kabul edilip edilmeyeceği konusunda tereddüt veya şüphe edilmemelidir. Allah’tan samimi olarak bir şey istendiğinde bunun mutlaka kabul edileceği düşünülmelidir. “Ben dua ettim ama kabul edilmedi.” gibi yanlış düşünceler şeytanın kandırmacasıdır. Peygamberimiz (as) duanın kabul edilmesiyle ilgili olarak altın bir anahtar vermiştir: “Allah, dua edenlerin isteğini ya dünyada iken verir ya da onun için bu isteğini ahirette vermek üzere bekletir ve ahirette verir veya başına gelecek olan bir kötülüğü önler.”
Dua ederken bağırıp çağırmamak gerekir. Allah her şeyi işitir ve bilir. Sanki o bizi duymuyormuş, gibi bağırıp çağırmak, aşırı hareketlerde bulunmak duanın ruhuna aykırıdır. Bu, samimiyeti de zedeleyen bir durumdur. Kur’an’da Rabbimiz şöyle buyurur: “Rabbinize alçak gönüllüce ve için için dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez.” (7 / A’râf Suresi, 55. ayet)
Dua ederken edebe uygun ifadeler kullanılmalıdır. İnsan dua ederken ne istediğini açık ve kesin bir şekilde belirtmeli, duanın edebine aykırı ifadelerden kaçınmalıdır. Peygamberimiz (as) bu hususta şöyle buyurur: “Sizden biri dua ettiğinde istediğini kesin olarak belirtsin. Sakın ‘Allah’ım dilersen bana ver, dilersen beni bağışla.’ demesin. Çünkü bu isteği yerine getirmesi için Allah’ı zorlayan yoktur.”
Dua ederken edebe aykırı bir hâlde veya konumda olmamak kaydıyla her durumda ve her yerde dua edilebilir. Yüce Rabbimiz Müslümanların özelliklerini anlatırken bu hususu öğretir: “Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler.” (3 / Âl-i imrân Suresi, 191. ayet)