Hz. Yusuf zindanda
Hz. Yusuf'u Mısır'da satın alan kişi, ülkenin ileri gelenlerinden Azîz idi. Hanımına, “Ona güzel bak; belki bize faydası olur ya da onu evlat ediniriz” dedi. Hz. Yusuf o evde büyüdü. Allah ona ilim ve hikmet verdi. Ancak evin hanımı, onu kendi arzusuna boyun eğdirmek istedi. Hz. Yusuf, “Allah'a sığınırım! Efendim bana güzel davrandı. Zalimler asla kurtuluşa ermez” diyerek kaçtı ve masumiyeti ortaya çıktı.
Yine de şehirde dedikodular çıktı. Hz. Yusuf, Rabbine şöyle yalvardı: “Rabbim, zindan bana bunların beni çağırdığı şeyden daha sevimlidir.” Bütün suçsuzluğuna rağmen, sözler yayılmasın diye zindana atıldı. Ama o, haramdan uzak durmanın bedelini ödemeyi seçmişti ve gönlü rahattı.
Zindana onunla birlikte iki genç de girdi. Biri rüyasında şarap için üzüm sıktığını, diğeri başının üstünde ekmek taşıdığını ve kuşların ondan yediğini görmüştü. Hz. Yusuf rüyaları yorumlamadan önce onları tevhide çağırdı: “Ey zindan arkadaşlarım, birbirinden ayrı birçok ilah mı daha hayırlıdır, yoksa her şeye galip olan bir tek Allah mı?” Ardından birinin efendisine yeniden hizmet edeceğini, diğerinin ise idam edileceğini söyledi.
Kurtulacak olana, efendisinin yanında kendisinden söz etmesini rica etti. Ancak şeytan o kişiye bunu unutturdu ve Hz. Yusuf birkaç yıl daha zindanda kaldı. Sonra kral bir rüya gördü: Yedi zayıf inek, yedi semiz ineği yiyordu; yedi yeşil başakla yedi kuru başak vardı. Hiç kimse yorumlayamadı. İşte o zaman zindandan kurtulan adam Hz. Yusuf'u hatırladı.
Hz. Yusuf rüyayı hemen yorumladı: Yedi yıl bolluk olacak, biçilen ürün başağında saklanmalıydı. Ardından yedi kıtlık yılı gelecek, sonra da insanların bolluğa kavuşacağı bir yıl gelecekti. Kral onu yanına çağırdı. Ama Hz. Yusuf, önce adının temize çıkmasını istedi ve gerçeğin araştırılmasını talep etti. Araştırma yapıldı, Azîz'in hanımı da hakikati itiraf etti: “Onu ben ayartmak istedim; o gerçekten doğru söyleyenlerdendir.”
Kral, “Onu bana getirin, onu kendime yakın kılayım” dedi ve ona güvendiğini söyledi. Hz. Yusuf, “Beni ülkenin hazinelerine görevli kıl; ben iyi korurum ve iyi bilirim” dedi. Böylece kuyudan zindana, zindandan sarayın en güvenilir makamına uzanan yol tamamlandı. Allah, iyilik yapanların mükâfatını asla zayi etmez.
Kaynak: Kur'an-ı Kerim, Yusuf Suresi 21–56