Kâbe'nin inşası

Yıllar geçmiş, Mekke vadisinde Hz. İsmail delikanlı olmuştu. Bir gün Hz. İbrahim yine oğlunun yanına geldi. Buhârî'de aktarıldığına göre oğluna, Allah'ın kendisine burada bir ev yapmasını emrettiğini söyledi ve ondan yardım istedi. Hz. İsmail hiç tereddüt etmeden, “Rabbinin emrettiğini yap; ben de sana yardım ederim” dedi.

Allah, Beyt'in yerini Hz. İbrahim'e göstermişti. Baba ve oğul işe koyuldular. Hz. İsmail taşları taşıyor, Hz. İbrahim de onları üst üste diziyordu. Duvarlar yükseldikçe Hz. İbrahim'in eli yetişmez oldu. Bunun üzerine bir taşın üzerine çıkarak çalışmaya devam etti. Kur'an'da adı geçen Makâm-ı İbrahim, işte bu hatırayı yaşatır.

Bu iki peygamber çalışırken dillerinden bir dua düşmüyordu: “Rabbimiz, bizden kabul buyur. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin.” Yeryüzünde Allah'a ibadet için kurulan ilk evi inşa ediyorlardı; yine de övünmüyor, yaptıklarını büyük görmüyor, sadece kabul edilmesini diliyorlardı.

Dualarını şöyle sürdürdüler: “Rabbimiz, ikimizi sana teslim olanlardan kıl. Neslimizden de sana teslim olan bir ümmet çıkar. Bize ibadet usullerimizi göster ve tövbemizi kabul et.” Sonra gelecek nesilleri de düşünerek şunu istediler: “Rabbimiz, onlara içlerinden, senin ayetlerini okuyacak, onlara kitabı ve hikmeti öğretecek ve onları arındıracak bir peygamber gönder.”

Allah, Hz. İbrahim'e evini, onu tavaf edenler, orada kıyam edenler, rükû ve secde edenler için temiz tutmasını emretti. Ardından insanlara haccı ilan etmesini buyurdu: Uzak yollardan, yaya olarak ve yorgun binekler üzerinde sana gelsinler. Hz. İbrahim'in çağrısı, o günden bu yana yeryüzünün her köşesinden yankı bulmaya devam ediyor.

İki peygamberin taş taş üzerine koyarken ettikleri dua da asırlar sonra kabul edildi. Hz. İsmail'in neslinden Peygamber Efendimiz (s.a.v.) geldi; ayetleri okudu, kitabı ve hikmeti öğretti. Bugün milyonlarca insanın aynı yöne dönerek namaz kılması, bir baba ile oğlunun ihlasla yükselttiği o mütevazı duvarların bereketini anlatır.

Hikayeden alınacak dersAllah için yapılan iş, ne kadar büyük olursa olsun tevazu ile sunulur ve kabulü için dua edilir.

Kaynak: Kur'an-ı Kerim, Bakara Suresi 125–129; Hac Suresi 26–27; Buhârî, Ehâdîsü'l-enbiyâ 9